Ravenna San Vitale
Bazilikası temelinde görselsiz/ikonasız olarak doğan
Hristiyanlık dininin, geç dönem antik çağ sanatı ve roma mozaikleriyle
birleşerek klasik orta çağ Hristiyan sanatını ve ikonografisini oluşturduğu noktadır. Bazilikanın mozaikleri için ne erken dönem Hristiyanlık sanatı ne de geç dönem antik roma sanatı demek tam olarak doğru olmaz. Duvarlarındaki 1500 yaşındaki mozaikleri bir geçişi simgeler. Bu mozaikleri yapan, adını
bilmediğimiz sanatçıların ellerinde Eski ve Yeni Ahit'in sonrasında bin yıl boyunca göreceğimiz
hikayeleri burada, Ravenna'da şekil bulmaya başlar. Pagan Antik Çağ
Sanatının çiçekleri, ağaçları ve kuşları arasında togaları ile beliren
Hristiyan Kilise Babaları Ravenna halkına "Göğün" yeni hükümdarı
İsa'yı anlatırken, Roma'nın eski pagan zamanlarında çıplak resmedilen yarı
tanrı yarı insan imparatorları gibi ama bu sefer mor elbiseler içinde ve
başında hare ile görünen İmparator Justinianos ise kendisinin
"Yeryüzünün" yeni hükümdarı olduğunu söyler.
Ravenna
Floransa'dan arabayla üç saatte gidebileceğiniz, İtalya'nın kuzey doğusunda küçük bir liman kentidir. 5. ve 7. yüzyıllar arasında, önce Batı Roma
İmparatorluğu'na sonrasında ise Bizans'ın İtalya Vilayeti'ne kısa bir süre de
olsa başkentlik yapar. Sonrasında yüzyıllar boyunca
insanları kendisine çekecek olan şaheserini, San Vitale Bazilikası ve görenleri
hayretler içinde bırakan o güzel mozaiklerine de işte bu esnada sahip olur.
İsmini Aziz
Vitalis'den alan San Vitale Bazilikasının yapımına 526 yılında Ravenna
Ostrogotların kontrolü altındayken başlanır. Bazilikanın finansmanını Yunanlı
zengin banker Julius Argentarius yapar. Sekizgen bir plan üzerine kurulu olan
bazilikanın önemli özelliklerinden biri de bugün artık arkasında hiçbir iz
bırakmadan yok olmuş olan, İstanbul'da Bizans'ın Büyük Saray'ının en göz
kamaştırıcı kısmı olan taht odası ve kabul kısmı, Hrisotriklinos bölümünün
bir benzeri olmasıdır. Eğer bugün Hrisotriklinos korunmuş olarak günümüze
ulaşmış olsaydı, bugünkü Topkapı Sarayı'nın yerinde olacaktı ve içinin
mozaikleri San Vitale ile aynı stilde ama başkent Konstantinopolis'teki Büyük
Saray'ın taht odası olması sebebiyle muhtemelen çok daha güzel ve gösterişli
olacaktı.
![]() |
Aryan Vaftizhanesi duvar mozaiği / İsa çıplak bir şekilde ırmağın içinde vaftiz edilirken sağ yanında pagan ırmak tanrısı Okeanus vardır |
Bazilikanın
günümüze kalan mozaikler ile bezeli kısmı sağ tarafındaki apsis ve sunak
kısımlarıdır. Mozaikler yazının başında da söylediğim gibi pagan özellikler de
içerir. Hatta bu bağlamda yine Ravenna'da dünyada eşini çok az görebileceğiniz
bir Pagan Hristiyan Sanatı melezini bulabilirsiniz; San Vitale ile aynı
dönemde inşa edilmiş, yaklaşık 500 metre ötede bulunan
Aryan Vaftizhanesi'nin kubbesinde İsa'nın vaftiz edilmesi konulu mozaikte İsa
ırmağın içinde çıplak olarak resmedilirken bir yanında Vaftizci Yahya bir
yanında ise pagan ırmak tanrısı Okeanus vardır. Böylesi bir Pagan-Hristiyan
sanatının beraberliğini sonrasında Orta Çağ'da bir daha görmeyiz. Pagan
geçmiş bir sapkınlık olarak takip eden yüzyıllarda lanetlenecek ve izleri
Hristiyan ikonografisinden giderek silinecektir. Biz tekrar bazilikamıza, San
Vitale'ye dönecek olursak, duvarlarında ki mozaiklerde Ortodoks
kiliselerinde adet olduğu üzere birçok tavus kuşu görebilirsiniz. Eski ve Yeni
Ahit'ten Abil ve Kabil, İshak ve İbrahim peygamberler gibi çok bilinen bir çok hikayenin
yanı sıra, sağ tarafta sunağın ilk kısmında ki kemerin üstünde tüm insanlığı
temsilen iki İbrahimi dinin şehirleri resmedilir; Yahudileri temsilen Kudüs ve
karşı tarafında ise yeni Hristiyanları temsilen Beytüllahim vardır.
İsrailliler ve 12 kavimi temsilen 12 erkek mozaiği ve bu mozaiğin hemen yanında
bulunan Musa peygamber ile verilmek istenen mesaj açıktır: meşhur 10 emri ile
ve tabletleri ile yasa koyucu olan Musa'nın artık yeni yasa koyucu Roma
imparatorları tarafından ikame edildiği, tüm halkların (Hristiyan ve Musevi)
Roma'nın idaresi altında yaşadığıdır.
Bazilikayı bu
denli şöhrete kavuşturan İmparator Justinianos ve eşi Teodora'nın mozaikleri
Bazilikanın sunak kısmında bulunur. İnsan yüzlerine bakarken İtalya'da
mozaikleri 1500 yıldır bu duvarlarda duran ikilinin kendisi gibi aslında
İstanbullu olduğunu düşününce ürperiyor. Sadece Bizans değil aynı zamanda Roma tarihinin de bence en ilginç çifti ile ilgili bilgileri daha önce yazdığım yazılardan bulabilirsiniz.
![]() |
Ortada mor imparatorluk kıyafeti içinde İmparator Justinianos sağ yanında baş komutan Belisarius ve askerler sol yanında ise sırayla banker Argentarius, piskopos Maksimianus ve din adamları |
Justinianos ve Belisarius ikilisi beraberce imparatorluk
topraklarını büyük bir hızla büyütürler, eski günlerdeki gibi tüm İtalya'yı ve neredeyse
tüm Kuzey Afrika'yı alırlar. Roma son kez bu ikili ile neredeyse tüm Akdeniz
çevresini tekrar kontrolü altına alır (Bu arada, Romalılar yüzyıllar boyunca
tüm Akdeniz çevresini kontrol ettikleri için Akdeniz'e "Mare Nostrum"
derlermiş yani birebir çevirisi ile "Bizim Deniz"). Her ne kadar son
yıllarında Justinianos fazlaca güçlendiğine kanaat getirdiği Belisarius'u
yolsuzluk suçlamasıyla yargılatıp birkaç yıl hapse attırsa da sonrasında
itibarını iade edip sarayında yer verecektir. Justinianos ve Teodora bugün ki
Fatih Cami'nin altında gömülüyken, Belisarius ve Antonina'nın mezarları
Kadıköy'dedir.
Ortada İmparatoriçe Teodora, sağ yanında muhafızları, sol
yanında Antonina ve nedimeler
Sunak kısmının
sağ taraftaki kolonları üzerinde, sağ tarafında askerler ve sol tarafında din
adamları ile Justinianos, tam karşısında ise nedimeleri ile Teodora
resmedilmiştir. Justinianos 'un sağ yanında baş komutan Belisarius ve sol
yanında ise Ravenna'nın en yüksek dereceli din adamı, piskopos Maksimianus vardır.
Maksimianus ve Justinianos'un arasında ama iyice arkalarında ise bazilikanın
finansörü banker Julius Argentarius vardır, resme parasıyla giren Argentarius
resimde de matrak bir şekilde biraz mahçup, adeta biraz da emanet
durmaktadır. Tam karşısında Teodora'nın yanında ise Belisarius'un eşi
Antonina yer alır. Bu muhteşem güzellikteki mozaikler sayesinde Justinianos,
Teodora, Belisarius ve Antonina'nın yüzlerinin neye benzediğini bugün
bilebiliyoruz. İnsanların ayaklarının havada adeta birbirinin üzerine
basıyormuşcasına durması Bizans mozaiklerinin benim en matrak bulduğum yanıdır,
aynı havada uçan ayakları İstanbul Kariye Kilisesinin duvarlarında da
görebilirsiniz.
Click here for English